Tekil Mesaj gösterimi
Alt 29-09-15, 00:54   #1
hiclik
ÜYE
 
Üyelik tarihi: 03-09-15
Mesajlar: 8
hiclik is an unknown quantity at this point
Standart yaptığınız uygulamaları sorguladınız mı=

Okültizm için ne diyebiliriz? ("gizlibilim, gizlicilik")
Evet, bir de ezoterizm içerisinde addedilen bir okültizm problemi vardır.
Ona İslâm kültüründe “ilm-i havass” denir.
İlm-i havass, bâzı rûhî esasları kullanarak fizik âlem üzerinde çalışmak demektir ki
bu anlamda fizik âlem üzerinde çalışmak,
benzeşmeler yasası üzerine çalışmaktır.
Bir şey üzerine tesir oluşturmak,
benzeyenlerden yola çıkarak tesir oluşturmaktır.
Buna “sempatizasyon yasası” denilir.
Yâni siz bir heykel, resim yaparsınız, onu bir kişiye benzetirsiniz, o kişinin heykeline,
sûretine kötü enerjiler yüklemek sûretiyle o kişi üzerinde etkili olursunuz.
Bu etki iyi veya kötü yönde olabilir.
Kara büyü dediğimiz şey,
mevcut büyü tartışmalarının ana konusudur; negatif özellikler taşır.
Bizim zâhir âlemde gördüğümüz bâzı maddesel özelliklerin aslında spiritüel özellikleri vardır.
Ve yaşadığımız âlem tek boyutlu bir âlem değildir,
bir geçişler âlemidir. Paralel âlemler vardır.
Âlemin içinde âlem vardır; iç içe evrenlerde yaşıyoruz ve herkes hangi âleme mensupsa oranın kuralları içinde yaşar.
Kozmik planda oranın kendi kuralları işlemektedir.
Cinler âlemi var,
melekler âlemi var,
iyi var, kötü var,
bunları onlara, onları bunlara karıştırarak fizikî âlemde sıra dışı yöntemlerle iş yapmak isteyenler birtakım formüllere başvururlar.
Eğer sizde bir üst ahlâkî prensip yoksa her şeyi üst prensipten bağımsız olarak yapıyorsanız ciddi hatalar yapabilirsiniz.
Bu tür fizikî olanı etkileme hâdiseleri, aslında alt esaslardır.
Ezoterik gelenekte bunlara majör/minör arkana ayrımı getirilir.
Okultizm İslâm geleneğinde her zaman minördür, yâni aslî olan değildir;
bir üst esasa tâbidir.
Onun için kâmil anlamda İslâm mâneviyatına sahip bir insan ancak bu tür ilimleri doğru şekilde kullanır.
Ama doğru düzgün bir mâneviyata,
inisiyasyona sahip olmayan birisinin bu tür ilimlerle uğraşması,
hem onun fiziğini tahrip eder hem de irfânî maksada ulaşmasını engeller;
o kişi insanlığa hizmet edecekken bilakis ihanet eder.
Bugün Batı’da ezoterizm denilen şey % 80-90 büyü,
fal ve kehanet çalışmaları hâline gelmiştir.
Ülkemizde bile gâyet örgütlü bir şekilde falanca kızı falanca oğlana bağlamak vs. gibi düşük emeller için kullanılır hâle gelmiştir.
Bu tür bir okültizmin İslâm ezoterizmiyle, yüce ezoterik emellerle
hiçbir alakası yoktur ve sonu hüsrandır;
buna ezoterizm denemez ve ikisi ayrı tutulmalıdır.
Bu tür büyü vesairenin geçici bir süre için belli etkileri de vardır; bunların belli bir mekanizması vardır;
yaparsanız belki tesir elde edersiniz.
Ama her şeyin bir faturası vardır.
Bu yüzden sûfî yolunda bu tür “düşük işlerden” uzak durulur.
Erenler demişler ki “Benim varmak istediğim hedef, kendi esasım olan Hak’tır;
Hakk’ı bulmaya çalışmaktır.”
Oysa büyü vs. okultizm çabaları basittir ve Hak yolunun yolcusu için ayak kaydırıcı oyalanmalardan ibârettir.
Gerçekten bâzı güçler elde edebilirsiniz;
mânevî zırhı, korunağı olmayan zayıf insanlarla oynayabilirsiniz vs.
Ama unutulmamalı ki bu tür çabaların hepsi, bulunduğunuz âlemin temel yasalarına aykırı hareket etmek demektir.
Sisteme müdahâle eden herkes, geri dönüşüm olarak yaptığı işin karşılığını alır;
rüzgâr eken fırtına biçer.
Bu yüzdendir ki büyü yoluna gidenlerin hayatı kötü sonlanır.
Zâten beden enerjilerini tükettikleri için 40 yaşında bir majisyen 80 yaşında gibidir.
Hayat enerjisini çoktan tüketmiştir.


İslâm’da Büyü Pratik Düzeyde Yasaktır

İslâm büyüye norm düzeyinde yasak diyor.
İslâm bir din olarak “Büyünün aslı yoktur.” demez.
Vardır böyle bir ilim, ama sakıncalıdır.
Meselâ astroloji vardır ama sen o yolu tercih etme,
sonunda bir şey elde edemezsin.
Astrolojiyi inkâr etme, aslı vardır; insan karakterlerinin bâzı astrolojik özellikleri vardır.
Bunları bil, öğren ama astrolog olmaya çalışma,
bulunduğun evrenin yasalarına müdahale etme.
Astroloji İslâm geleneğinde bilmek için öğrenilir ama onun tatbikatı yapılmaz.
Meselâ ben bir müddet astroloji çalışmış birisiyim ama bilgimi ve tecrübemi aslâ uygulamam.
Bakarsınız iki insanın haritasına ve görürsünüz ki bu kişinin o kişiyle uzlaşması, bir yastığa baş koyması mümkün değil.
Anadolu’yu dolaşsanız öyle insanlar görürsünüz ki,
astrolojiye göre kesinlikle evlenmemeleri gerekir.
Astrolog müdahale eder, evlenmeyin, der.
O zaman kozmik yapı içerisinde yaşadığımız evrende sizin irâdenizden doğan bir kayırma olur,
işte o zaman dengenin bilmediğiniz taraftan bozulması ihtimali belirir.
Belki de o erkeğin o kadınla bir ömür didişmek sûretiyle öğreneceği bâzı şeyler vardır;
ikisinin de ulaşacağı felsefî veya rûhî derinlikler söz konusudur da sen olaya müdahale ederek bu yapıyı değiştiriyorsundur.
Diğer taraftan din de bir beyaz büyüdür aslında.
Meselâ dinde abdest alırsınız, dua edersiniz,
bâzı amaçlarınızın gerçekleşmesi için mâneviyatı kuvvetli bir arkadaşınızdan da size dua etmesini istersiniz;
daha da güçlü bir tesir olmasını istiyorsanız çok sayıda arkadaşınızın sizin için aynı anda dua etmesini istersiniz.
Yâni aslında bir tür rûhânî örgüt faâliyeti istenir.
Duaların, ibâdetlerin, tesbîhâtın, ezkârın toplu yapılması ve hatta bir dostuna “Allah senden razı olsun” bile denmesi
pozitif enerji çalışması demektir.
Tesir alanı vardır.
Kişi veya kişiler lanet okursa bu durum kötü büyü tesiri yapar,
o kişiyi, grubu, toplumu kitler.
Bizim geleneğimizde “iyi şeyler yapmak ve hayır dua almak” diye bir husus vardır.
İşte bütün bunlar insan üzerine beyaz büyü tesiri yapar.



İmtihan mantığı vardır sahih ezoterizmde;
bir kişinin başına gelen her şey, onun ihtiyacı olduğu içindir;
onunla pişecek, direnci artacaktır. Bir bela gelirse ona karşı tedbir almak, çözüm yollarını bulmak sûretiyle
hem kendi eksiklerinizi tedâvi edersiniz hem de sizden sonrakilere doğru bir prensip ve tecrübe bırakırsınız.
Olaylara doğru bakarsanız,
imtihanlarla olgunlaşır ve hüviyetinizi pişirir saflaştırırsınız.
Ne oluyorsa sizin içindir.
Tüm sorunlardan ders çıkarmalıdır kişi, hem bireysel hem toplumsal anlamda.
Ezoterik açıdan Selçuklu, Osmanlı, Cumhuriyet Dönemi târihi maalesef yorumlanmamıştır.
Bizde târihe ve bilgiye sâdece maddî açıdan bakıldığı için Osmanlı târihi bile sırf, ekonomik parametrelerin değişmesi târihi olarak görülür ki bu bence çok sun’îdir ve yetersizdir.
Önce zihniyet dünyasında bâzı şeyler dönüşmüş ve o da ekonomiye yansımıştır.
Dergâhların kapatılmasının dahi bir ezoterik nedeni vardır, sebepsiz değildir.
Ezoterizmde hiçbir şey sebepsiz değildir.
Her şeyin içte yatan sebeplerini araştırmak gerekir.
Siyâset dahi böyledir.
Bugün devlet yönetimlerine baktığımız zaman -iyi veya kötü- inanılan bir ezoterik hiyerarşinin yansımasıdır hepsi.
“Derin devlet” dünya târihinden beri vardır.
Derinde yatan esaslar her zaman önemlidir. Görüntüler vardır, parlamento vs. vitrinler vardır. “Derin” çalışmalar yaparsa bir araştırmacı, bu durumu dinde de, felsefede de, siyâsette de görebilir.


Anadolunun Ruhu-Mahmut Erol Kılıç
hiclik isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla